Öğrenmenin Dönüştürücü Gücü: Kalamiti ve Eğitimdeki Yeri Eğitim, insan hayatında en önemli dönüm noktalarından biridir. Bazen yalnızca bilgi aktarımından öteye geçer; zihinleri, toplumları ve hatta bireylerin yaşamlarını dönüştürme gücüne sahiptir. Bir eğitimci olarak bu gücün farkındayım ve her gün, öğrencilere sadece ders anlatmakla kalmayıp onların düşünme, sorgulama ve dünyayı anlama biçimlerini şekillendirmeye çalışıyorum. Öğrenme, yalnızca bir süreç değil, bir yolculuktur ve her yolculuk bir değişim getirir. Bu bağlamda, günümüz eğitim sistemlerinde sıklıkla karşılaşılan kavramlardan biri olan “Kalamiti”yi daha derinlemesine incelemek, eğitimdeki dönüşümcü gücü daha iyi anlamamıza yardımcı olacaktır. Kalamiti Nedir? Kalamiti, temelde bir felaketi veya yıkımı ifade eden bir kavram…
8 YorumEtiket: bir
Cam Vantuzu Nasıl Çalışır? Ekonomik Bir Perspektiften İnceleme Kaynakların Sınırlılığı ve Seçimlerin Sonuçları Ekonomide, kaynaklar sınırlıdır ve her tüketici, elindeki kaynakları en verimli şekilde kullanmaya çalışır. Ancak bu kaynakları nasıl kullanacağımız, günlük yaşamda karşılaştığımız birçok küçük ama önemli ürünle şekillenir. Her ürün, bir değer üretme potansiyeline sahiptir ve bu ürünlerin arkasındaki işleyişi anlamak, ekonomiyi daha iyi kavrayabilmemiz için önemlidir. Bugün ele alacağımız cam vantuzu, belki de çoğu kişinin aklına gelmeyecek kadar basit bir ürün olabilir, fakat bu küçük cihazın çalışma prensibi ve piyasa üzerindeki etkileri, ekonomi dünyasında önemli dersler içeriyor. Cam vantuzu, genellikle cam yüzeylere veya pürüzsüz yüzeylere tutturulabilen basit…
8 YorumKaside ne demek TDK? Sadece “övgü” değildir: Güç, propaganda ve estetik arasında sıkışmış bir tür Bir gerçeği söyleyerek başlayayım: Kasideyi sadece “birini övmek için yazılan şiir” diye sıkıştıran her tanım, edebiyat tarihini kısaltır, iktidarı aklar, şiiri yoksullaştırır. Evet, TDK’nin verdiği kısa açıklama pratik; ama bu pratiklik, türün düşünsel ve politik ağırlığını görünmez kılıyor. Peki, “Kaside ne demek TDK?” sorusunu bir SEO anahtar kelimesi olmaktan çıkarıp zihnimizi kaşıyan bir tartışmaya dönüştürmeye cesaretimiz var mı? Kısa cevap: TDK’nin “beyitlerle kurulu, çoğu kez birini övmek amacı güden Divan nazım biçimi” diye özetlediği kaside, aslında sarayla şair arasındaki güç trafiğinin, dinî-siyasal meşruiyetin ve estetik…
8 YorumTelefonu Güncellersek Ne Olur? Dijital Çağın Güç İlişkilerine Dair Bir Analiz Siyaset biliminin klasik sorularından biri şudur: Güç kimde? Fakat çağımızda bu sorunun yanıtı artık yalnızca devletler, kurumlar ya da ideolojilerle sınırlı değil. Günlük yaşamımızın sıradan bir eylemi —örneğin bir telefon güncellemesi— bile güç ilişkilerinin karmaşık ağında politik bir anlam taşıyor. Bir siyaset bilimci olarak soruyorum: Basit bir “güncelle” tuşuna bastığımızda, aslında kimin düzenini onaylıyoruz? Teknoloji: Modern İktidarın Yeni Aracı Michel Foucault’nun iktidar kavramını hatırlayalım. İktidar, sadece baskı uygulayan değil, aynı zamanda bireyleri biçimlendiren, onları “uyumlu” kılan bir yapıdır. İşte telefon güncellemeleri tam da bu noktada devreye giriyor. Bir yandan…
8 YorumKardiyoloji Nasıl Bakar? Sıcacık Bir Hikâye Eşliğinde Kalbin Yol Haritası Bugün size, kalbini dinlemeyi erteleyen herkese benzeyen iki insandan söz etmek istiyorum. Hani şu “İyiyim ya, geçer,” deyip içimizdeki o ince sızıyı susturmaya çalıştığımız anlar vardır ya… İşte oradan başlayalım. Çünkü kardiyoloji, yalnızca sayılar ve cihazlar değildir; aynı zamanda insanın kendi hikâyesini cesurca anlatma hâlidir. Hikâye: Emre’nin Planı, Derya’nın Kalbi Emre çözüm odaklı bir mühendisti. Her şeyi tablolaştırır, olasılıkları hesaplar, riski minimize ederdi. Derya ise empatisi güçlü, ilişkilerle var olan bir öğretmen; sevdiklerinin duygularını sezmekte üstâttı. İkisi de aynı gün kardiyoloji polikliniğine geldi. Emre son aylarda merdiven çıkarken hızlanan nabzını…
6 YorumBir Kişi Kaç Tane Kredi Çekebilir? (Cebin de Kafanın da Limiti Var!) “Para mutluluğu satın alamaz” derler ama krediyle en azından taksit taksit kiralayabilirsin! 😄 Bankaların cazip kampanyaları, ‘hemen onaylı’ SMS’leri ve uygulama bildirimleri sağanak gibi üzerimize yağarken aklımıza ister istemez şu soru düşüyor: Bir insan kaç tane kredi çekebilir? Cevap basit gibi görünse de işin içinde hem mantık hem duygu, hem strateji hem de biraz “banka dramı” var. Hadi, hem gülelim hem öğrenelim! Erkeklerin Stratejik Planı: “Biraz da Şuradan Çekeriz…” Erkekler kredi konusuna yaklaşırken sanki FIFA’da transfer bütçesi yönetiyormuş gibi davranır. “Bak şimdi, ihtiyaç kredisi çekip arabayı yenilerim, sonra…
8 YorumGerontofili Ne Demek? Sosyolojik Bir Bakışla Yaş, Arzu ve Toplumun Çizdiği Sınırlar Toplumsal yapıların, değer yargılarının ve bireylerin birbirini nasıl şekillendirdiğini anlamaya çalışan bir araştırmacı olarak, bazen en fazla yankı uyandıran olguların toplumun sessizlik duvarları ardında gizlendiğini fark ederim. Gerontofili de bunlardan biridir. Çoğu insanın konuşmaktan çekindiği, ama sosyal gerçekliğin içinde varlığını sürdüren bu kavram, yaş ve arzu arasındaki karmaşık ilişkiyi açığa çıkarır. Peki, gerontofili ne demek? Basit tanımıyla, ileri yaşlardaki bireylere karşı duyulan cinsel veya duygusal ilgi anlamına gelir. Ancak sosyolojik açıdan bakıldığında, gerontofili yalnızca bireysel bir eğilim değil, aynı zamanda toplumun yaş, güç, statü ve cinsiyet anlayışlarının bir…
12 YorumElif Buse Doğan Kaç Yaşında? Bir Felsefi Bakış Felsefi bir bakış açısıyla, “yaş” kavramı aslında çok daha derin ve katmanlı bir anlam taşır. Yaş, biyolojik bir ölçüt olmanın ötesinde, insanın kimliğiyle, deneyimle ve zamanla kurduğu ilişkiyi gösteren bir semboldür. Peki, bu bağlamda “Elif Buse Doğan kaç yaşında?” sorusu yalnızca bir bilgi edinme amacı taşır mı, yoksa insanın varlık, zaman ve değişimle olan ilişkisinin bir yansıması mıdır? Yaşın, bir bireyin doğumuyla başlayan zaman dilimiyle sınırlı olmadığını ve hayatın derinliklerinde farklı varlık anlayışları ile ilişkili bir soru olduğunu görebiliriz. Ontolojik Perspektiften Yaş: Varlık ve Zaman İlişkisi Ontoloji, varlık bilimi olarak tanımlanır ve…
10 YorumErkeklerde Kamış Ne Demek? Bilimin Işığında Bir Gerçeklik Analizi Bilim insanlarının yıllardır merak ettiği bir konu var: Erkek bedeniyle ilgili halk arasında kullanılan terimlerin kökeni, anlamı ve algı üzerindeki etkileri. “Kamış” kelimesi de bunlardan biri. Günlük dilde çok farklı anlamlarda kullanılsa da, aslında biyolojik, kültürel ve psikolojik yönleriyle dikkat çekici bir kavram. Gelin, bu sözcüğün ardındaki bilimi biraz daha yakından inceleyelim. “Kamış” Kavramının Bilimsel Temeli Türkçede “kamış”, botanikte bir bitki türü olsa da, biyolojik anlamda halk arasında genellikle erkek cinsel organını betimlemek için mecaz olarak kullanılır. Bu benzetme, hem fiziksel benzerlikten hem de doğadaki kamışın esnek ama dayanıklı yapısından gelir.…
10 YorumBir Bebeğin Kolik Olduğu Nasıl Anlaşılır? Antropolojik Bir Yolculuk Bir antropolog olarak dünyayı gözlemlerken, sadece insan toplumlarını değil, onların bebeklik deneyimlerini de incelerim. Çünkü her toplum, bebeğin ağlamasını, huzursuzluğunu ve acısını farklı şekillerde anlamlandırır. Kolik — modern tıpta “sebebi açıklanamayan, uzun süreli bebek ağlaması” olarak tanımlansa da — birçok kültürde yalnızca biyolojik bir durum değil, aynı zamanda ritüellerle, sembollerle ve topluluk kimliğiyle iç içe geçmiş bir deneyimdir. Kolik: Biyolojik Bir Gerçek mi, Kültürel Bir Yorum mu? Batı tıbbında kolik genellikle gaz sancısı, sindirim sistemi olgunlaşmamışlığı ya da beslenme düzeniyle açıklanır. Ancak antropolojik bir bakışla bakıldığında, kolik yalnızca fizyolojik bir tepki…
10 Yorum